Reklamlar
Anasayfa » Haber
07 Aralık 2016 ( 56 görüntülenme )

İkinci Körfez Savaşı’nda Kim Kazandı Kim Kaybetti?

Genelkurmay Belgeleri konuşuyor…
İkinci Körfez Savaşı’nda Kim Kazandı Kim Kaybetti?
 
Genelkurmay Belgeleri konuşuyor…
 
Tarihe İKİNCİ KÖRFEZ SAVAŞI olarak geçen ABD-Irak savaşı, 20 Mart sabahı saat 04.30’da başladı.
 
9 Nisan’da, Bağdat düştü.
15 Nisan’da, KYB ve KDP militanları Kerkük ve Musul’a girdi.
4 Temmuz’da, Süleymaniye’deki Türk Özel Kuvvetleri mensubu 11 asker ABD askeri tarafından tutuklandı ve başlarına çuval geçirildi.
 
18 Temmuz’da, ABD Türkiye’den Irak’a asker göndermesini talep etti.
7 Ekim’de, Erdoğan Hükümeti ABD’nin talebine uygun olarak Meclis’e tezkere sundu; 358 kabul, 183 red ve 2 çekimser oyla Irak’a asker gönderilmesi kabul edildi.
 
Aynı gün KDP lideri Barzani, Türk askeri Irak’a gelirse, merkezi yönetimden çekileceğini açıkladı.
 
Aynı gün Dışişleri Bakanlığı, hükümetin Meclis’ten aldığı Irak’a asker gönderme yetkisini kullanmayacağını açıkladı.
 
Türkiye itibar kaybediyordu…
Ecevit döneminde çizilmiş olan Kırmızı Çizgiler Barzani ve Talabani tarafından çiğnenmiş ama Erdoğan siyasetinin buna sesi çıkmamıştı.
 
Yıllar sonra Genelkurmay Başkanlığı, 2003 Körfez Savaşı’nın Türkiye açısından sonucu şöyle açıkladı;
‘İkinci Körfez Savaşı’ndan sonra Türkiye yine iki nedenle zararlı çıkmıştır.
Bir; coğrafyasına hapsolmuştur.
İki; PKK çok büyük bir serbestlik kazanmıştır ve çok miktarda silah ve malzeme, dağılan Irak ordusundan ele geçirilmiştir.
 
Daha önceleri PKK ile mücadele içinde olan Kuzey Irak’taki Kürt gruplarından bir tanesi ki bir zamanlar KYB, PKK ile birlikte o Kürt grubuna saldırıyordu, şimdi doğal bir müttefik haline gelmiştir ve Kuzey Irak’ta çok büyük bir hareket serbestisine sahiptir. Eskiden katırlarla gittikleri yere şimdi taksilerle gidiyorlar. Buna ait görüntüler elimizde. Bu da ikinci Körfez harekatının Türkiye açısından olumsuz bir sonucu olmuştur.’
 
ABD işgali sonucu Irak’ın parçalanmaya yüz tuttuğunu da Genelkurmay Başkanlığı şu sözlerle altını çiziyordu;
‘Yine Kuzey Irak’a baktığımız zaman şöyle bir durum ortaya çıkıyor; hazırlanmış olan bir taslak anayasa var.
Bu iyi incelendiğinde şu görülmektedir: Kağıt üzerinde federal bir yapı oluşturuluyor. Güney Şii bölgesi, Sünni bölgesi ve Kürt bölgesi diye üç bölge.
 
Ama anayasanın içindeki hükümleri iyi incelediğinizde, bunun değil federasyon, konfederasyon bile olmadığı, gevşek bir konfederasyon yani kopmaya hazır bir konfederasyon şeklinde olduğu görülmektedir. Zaten tarihe de baktığımızda konfederasyonların uzun süreli yaşamadıklarını görüyoruz. Ya kopmuşlardır ayrı devletçikler kurmuşlardır ya da üniter bir yapıya kavuşmuşlardır. Bunların örnekleri var.’
 
Genelkurmay bir adım daha ileri giderek Irak’ta bir Kürt devleti kurulmakta olduğunu Türk milletine ve Türk siyasetine ilan ediyordu;
PKK’nın varlığı orada kök salmıştır. Çünkü Kuzey Irak’ta, Irak güvenlik kuvvetlerinden bir tane silahlı insan dahi bulunmamaktadır. Bugün Süleymaniye hava meydanına indiğiniz zaman, ziyarete gidiyorlar, onu sadece Kürt bayrakları karşılar.  
Irak bayrağı yoktur. Karşılama töreninde de Kürt milli marşı çalar. Irak’ın marşı yoktur. Şu anda Kuzey Irak’ta durum budur. Federal bir yapıda bazı şeyler merkezi olur. Kuzey Irak’ta merkez bankası kuruldu. Bunun anlamı her yönüyle diğerlerinden ayrı müstakil bir yapı oluştu. Merkez bankası para basıyor. Kendi parasını kullanıyor. Böyle bir yapı var.’
 
Ve Genelkurmay Başkanlığı bu durumun önüne geçilmesi için, kamuoyu önünde Hükümet’ten yetki isteyecek kadar işin önemini Türk Milleti ve Devlet kadrolarına duyurmaya çalışıyordu, şöyle ki;
‘Peki, Kuzey Irak’a bir operasyon yapılmalı mı? Evet, yapılmalı. Olayın iki boyutu var. Birincisi sadece asker olarak baktığım zaman, evet yapılmalı. Fayda sağlar mı? Evet, sağlar.  
Olayın ikinci boyutu, siyasi olaydır. Bir hudut ötesi operasyon yapılması için bir siyasi kararın ortaya çıkması lazım. TSK, yasal zeminde görev verildiğinde bu operasyonları yapma gücüne fazlasıyla sahiptir.”

20 Mart 2003 Körfez Savaşı’nda Türkiye, Erdoğan siyaseti eliyle kaybeden taraf oldu.
 
Peki kim kazandı?
PKK terör örgütü kazançlı çıktı, silahlı ve siyasi güce dönüştürüldü.
 
Barzani kazançlı çıktı; Özal zamanında özerkti, Körfez savaşı sonrasında FEDERE oldu ve Türkiye onu tanıdı.
Barzani kazançlı çıktı; Kerkük’ü işgal etti.
 
ABD kazançlı çıktı; BOP planının birinci aşamsı hayata geçirilerek Irak’ın kuzeyinde Kürt devleti yağısı ortaya çıkarıldı.
 
İsrail kazançlı çıktı, güvenlik politikasının ilk adımı Barzani eliyle gerçekleştirildi.
 
Şimdi yıl 2016…
Irak’ta oynanan oyunlar şimdi Suriye’nin doğusunda yine Barzani-PKK terör örgütü  eliyle oynanıyor…
 
    

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İşte İhanetin Belgesi: Taşnak-Hoybun İttifak Senedi! Büyük İsrail Neymiş Şimdi Anlaşıldı... Sina Gürel Açıkladı: TÜRK ORDUSU'NA TUZAK!.. Köy Enstitüleri

Bakmadan Geçme!

KAPAT
1991, 1'nci Körfez Savaşı ve Özal...