Anasayfa » Haber
07 Aralık 2016 ( 5721 görüntülenme )

İsrailoğulları Neden Lanetlendi, Bir Bakınız...

Bu anlatılanlar Tevrat'ta geçer...
İSRAİL’İN TANRISI İSRAİLOĞULLARINI NEDEN LANETLEDİ…

Anlatılanlar Tevrat’ta geçer…

Musa Tanrı’nın on emrini Sina Dağı’nda alırken, bu arada halk geciktiğini görünce telaşlanmış ve Musa’nın başına bir iş geldiğini, hatta onları terk ettiğini düşüncesiyle endişelenmeye başlamıştır. 

Koşarak Harun’a gittiler, çevresine toplanıp ‘ Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısır’dan çıkaran adama, Musa’ya ne oldu bilmiyoruz!’ dediler.
Harun da onlara kandı ve bir ilah yapmak için halktan altın olarak neyi var neyi yoksa getirip kendisine vermelerini istedi. Gelen altınları topladı, kızgın ateşte eritti ve oymacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı, altın buzağı.

İsrailoğulları artık puta tapmaya başlamıştı. Harun da Tanrı’yı unutmuş, altın buzağının etrafında dönüp duruyordu. 
Bu Altın buzağı, sonraki geçen yüzyıllar boyu İsrailoğulları’nın Tanrı yolundan sapmalarının bir işareti olarak kalacak ve akıllardan hiç çıkmayacaktı.

İsrailoğulları’nın belki de Tanrı’ya karşı ilk dönekliğiydi bu, Büyük Peygamber Yeremya da bunu kutsal ayetlerinde sonradan dile getirecekti:
  • Kral Yoşiya döneminde Tanrı bana, ‘Dönek İsrail’in yaptığını gördün mü?’ dedi, ‘Her yüksek tepenin üzerine, her bol yapraklı ağacın altına gidip fahişelik etti. Bütün bunları yaptıktan sonra bana geri döneceğini düşündüm, ama dönmedi… Tanrı bana, ‘Dönek İsrail hain Yahuda’dan daha doğru olduğunu gösterdi’ dedi, ‘Git, bu sözleri kuzeye duyur. De ki, ‘Ey dönek İsrail, geri dön’ diyor Tanrı[1].”
     
Harun işi daha da ileriye götürdü ve halkı toplayıp ertesi gün yapacakları Altın Buzağı şölenine hepsinin katılmasını istedi.
Gerçekten de ertesi gün kalktılar, süslendiler, püslendiler, altın puta adak edilmek üzere esenlik sunuları getirdiler. Yiyip içmeye, çılgınlar gibi eğlenmeye ve şarkı söyleyip dans etmeye başladılar.

Tanrı yukarıdan her şeyi görüyordu, İsrailoğulları’nın bu dönekliğine çok öfkelendi, kızdı, hemen Musa’ya haykırdı:
 “Aşağı in. Mısır’dan çıkardığın halkın baştan çıktı. Buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önünde tapındılar, kurban kestiler. ‘Ey İsrailliler, sizi Mısır’dan çıkaran ilahınız budur!’ dediler.  Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum.  Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım”.
 
Sonradan İsrail’in Tanrısı affetmiş olsa da ve Tanrı’ya karşı hiç belli etmemeye çalışsa da, Musa, İsrailoğulları’ın bu tavrına karşı içinden çok öfkelenmişti. Yaşadıklarına, Tanrı’nın söylemiş olduğu bu buzağı meselesine hala inanamamaktaydı. Çünkü Yüce Tanrı büyük hoş görüsü ve koruyuculuğu ile onları Mısır’ın esaretinden kurtarmış, üstelik bal ve süt kokan topraklar vaat etmişti. Halk da bu anlaşmayı kabul etmiş, Tanrı’ya, bir tek Tanrı’ya inanacakları yolunda söz vermişti. Ama ya şimdi?

Biraz geç kaldı diye İsrailoğulları hem Tanrı’yı hem de kendisini terk etmişti. Bununla da kalmamış bir altın buzağıya tapmaya başlamışlardı.
Musa bu öfke ve düşünceleriyle Sina Dağı’ndan indi, elinde Tanrı ile yaptığı antlaşma koşullarının yazılı olduğu iki taş levha vardı. Bu levhaların ön ve arka iki yüzü de yazılıydı, onları Tanrı yapmış ve üzerine el yazısı ile yazmıştı, kutsaldı.

Ordugaha yaklaştığında buzağıyı ve sevinçten oynayan İsrail halkını gördüğü anda, içinde karşı konulmaz bir öfke doğdu ve bu öfkeyle, önce elindeki kutsal taş levhalarını fırlatıp dağın eteğinde parçaladı.

Ardından Tanrı diye taptıkları altın buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, yok etti ve onu suya serperek İsrailliler’e içirdi.
Böylece İsrail halkı kendi günahını içmiş oldu.

Sonra büyük bir hışımla Harun’a dönerek bağırdı:
  • Bu halk sana ne yaptı ki, onları bu korkunç günaha sürükledin?
  • Öfkelenme, efendim! Bilirsin, halk kötülüğe eğilimlidir. Bana, ‘Bize öncülük edecek bir ilah yap. Bizi Mısır’dan çıkaran adama, Musa’ya ne oldu bilmiyoruz’ dediler. Ben de, ‘Kimde altın varsa çıkarsın’ dedim. Altınlarını bana verdiler. Ateşe atınca, bu buzağı ortaya çıktı!
Musa, altın buzağı yakıp yok ettikten sonra, halkın inançsız ve başıboş hale geldiğini gördü, çünkü bir yanda Tanrı’nın varlığı, öte yanda putlar, halkın aklını iyice karıştırmıştı. Üstelik çok güvendiği Harun onları dizginlememiş, düşmanlarına alay konusu olmalarına neden olmuştu.

Ancak bu cezasız kalmamalıydı, Tanrı’ya karşı işlenmiş olan bu suç asla cezasız kalmamalıydı; ordugahın girişinde durdu, ‘Tanrı’dan yana olanlar yanıma gelsin!’ diyerek halkını çağırdı, bütün Levililer çevresine toplandı ve Musa Tanrı’nın varlığını inkar edenlerin derhal öldürülmesini istedi: 
  • İsrail’in Tanrısı RAB diyor ki, ‘Herkes kılıcını kuşansın. Ordugahta kapı kapı dolaşarak kardeşini, komşusunu, yakınını öldürsün.’
Levililer Musa’nın buyruğunu hemen yerine getirdiler ve o gün, orada halktan üç bine yakın adamı öldürdüler.
 Sonra Musa halkı yeniden topladı ve onlara işlemiş oldukları bu günahtan ötürü Tanrı’dan af dileyeceğini söyledi:
  • Bugün kendinizi Tanrı’ya adamış oldunuz. Herkes öz oğluna, öz kardeşine düşman kesildiği için bugün Tanrı sizi kutsadı ama korkunç bir günah işlediniz. Şimdi Tanrı’nın huzuruna çıkacağım. Belki günahınızı bağışlatabilirim.
Sonra Tanrı’ya dönerek, af dilemeye başladı:
  • Ey Tanrım! Çok yazık, bu halk korkunç bir günah işledi. Kendilerine altın put yaptılar. Lütfen günahlarını bağışla, yoksa yazdığın kitaptan adımı sil.
Musa’nın yakarışına Tanrı kayıtsız kalmadı ve onları affetti ama bu günahlarının günü geldiğinde hesabının sorulacağını da duyurdu:
“Kim bana karşı günah işlediyse onun adını sileceğim. Şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür. Meleğim sana öncülük edecek. Ama zamanı gelince günahlarından ötürü onları cezalandıracağım [2]

İşte Tevrat böyle diyor…
 
[1] Tanah/ Yeremya, Bölüm 3: 6-12.
[2] Tevrat/ Çıkış, Bölüm 32.

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

MEDİNE; Türk Askeri ÇEKİRGE Yiyerek Ölümden Döndü!.. Ankara'daki Canlı Bomba Niye Patladı ki... İşte Söylenmeyenler... İnkılaplarımız: Türk Medeni Kanununun Kabulü Erdoğan'ın Bugün Yaptığını 25 Yıl Önce Özal da Yapmıştı!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ'NÜN BİLİNMEYENLERİ