Reklamlar
Anasayfa » Haber
07 Aralık 2016 ( 77 görüntülenme )

MİLLİ PROJE HALKEVLERİNİN TARİHİ

Ülkemizin kalkınmasında en önemli unsurlardan biri olan Halkevlerinin kapatılmasının hikayesi
Halkevleri
 
Atatürk’ün Halkçılık ilkesi; modernleşme sürecindeki toplumlarda aydın-halk ilişkisi, toplumsal politika ile milletin kalkındırılması konularıyla yakından ilgilidir.
 
Dönemin siyasi gelişmeleri Halkevlerine duyulan ihtiyaçla yakından ilgilidir. 1929 yılında ortaya çıkan dünya iktisat buhranı ve 1930 yılındaki çok partili siyasi hayat deneyimi. Bu iki olayın Türkiye’yi yeni arayışlara yönelttiği ve Halkevlerinin kuruluşu üzerinde etkilerde bulunmuş olduğu görülmektedir. Atatürk, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapandığı gün (17 Kasım 1930) üç aylık bir yurt gezisine çıkmış ve bu geziden ülkemizin içinde bulunduğu iktisadi ve toplumsal bunalımdan çıkabilmesine yönelik bazı çözüm yollarıyla başkente dönmüştür. Halkevlerinin kurulacağı da bu gezi sırasında kamuoyuna duyurulmuştur. Atatürk, 2 Ocak 1931′de İstanbul’da gazetecilere "Halkevleri" kurulacağı haberini vermiştir. Bununla birlikte Halkevlerinin resmen kurulma kararı, 10-18 Mayıs 1931 tarihleri arasında yapılan CHF Kurultayı’nda alınmıştır.
 
19 Şubat 1932’de resmen açılan halkevleri, Atatürk’ün direktifleriyle kurulmuş ve kısa zamanda Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış çok önemli bir kültür kurumudur. Halkevleri çalışmaları Cumhuriyet Halk Fırkasının parti programındaki ilkeler doğrultusunda yürütülmüştür. Bu kurumlar 1932-1951 yılları arasında Türkiye’nin toplumsal ve kültürel tarihinde önemli roller oynamıştır. Başta Atatürk olmak üzere, dönemin önde gelen devlet adamları zaman zaman halkevleri çalışmalarına bizzat katılmak suretiyle bu kurumları desteklemişler, böylece geniş halk kütlelerinin halkevlerinde yapılan faaliyetlere katılımını sağlamışlardır. O dönemde Türk Ocaklarının Turancı eğilimler göstererek konferans gibi faaliyetlerde bulunması, SSCB ile denge politikalarının zarar göreceği endişesini doğurmuştur. Bu da Türk Ocaklarının kapatılması ve Halkevlerinin kurulmasına zemin hazırlamıştır.
 
Halkevleri her şeyden önce, halka yeni Türkiye’nin hedeflediği çağdaş medeniyet seviyesine ulaşma amacına uygun bir eğitim vermeyi hedefleyen yaygın eğitim kurumlarıdır.
Halkevleri Mustafa Kemal Atatürk'ün "aydınlanma devrimi"ni üstlenmek gibi önemli bir işlevi vardı ve bu işlevini kitaplıkların oluşturulması, sanat ve kültür etkinlikleriyle kitlelere taşıyor o nedenle Anadolu insanının kültür susamışlığına çağdaş olanaklar sunmaktaydı.
 
Bugün folklorumuzun ve halk ezgilerinin yeniden diriltilmesi, canlandırılması, Halkevlerinin halkçılık ilkesini, teori-den uygulamaya dönüştürmesi çabalarının ürünüdür. Zaten tüzüğün 33. maddesinde, "musiki ve müsamerelerde uluslararası modern musiki ile milli (ulusal) musikimizin esas tutulması " öngörülmüştü. Yüzyıllar boyu göz ardı edilen ve gelişme olanaklarından yoksun bırakılan folklorumuzun ve halk ezgilerimizin çağdaş boyutlarda gelişmesine Halkevleri öncülük etmekle yetinmemiş ulusun müziği ve ezgileriyle kendisini anlata-bilmesini de sağlamıştır. Tüzüğün 36. maddesinde "köylerde ve aşiretlerde söylenen milli türkülerin notalarının sözleriyle, oyunların tarz ve ahenkleriyle tespit edilmesi" ön görülmüştü.
 
Halkevlerinin işlevin yalnız sanat, kültür ve spor etkinlikleriyle sınırlı kalmamıştır Tüzüğün 44. maddesi gereğince, "yardıma muhtaç, kimsesiz kadınlar, çocuklar, maluller, dermandan düşmüş ihtiyarlar hakkında içtimai (toplumsal) şefkat ve yardım hisleri uyandıracak" çabalara da yönelmişti.
 
1935 yılında Ankara cezaevinde bulunan 300 hükümlüye okuma yazma öğretildiği, inşa edilen bir açık hava sinemasında bir yıl içinde 148 000 kişinin film seyrettiği anlaşılmaktadır.
 
Bu tür sanatsal kültürel ve toplumsal uğraşların halkın desteğini büyük ölçüde kazanmasını, kısa zamanda üye sayısının artışında göstermektedir.
 
Vatandaşların eğilimlerine göre kendilerine bir çalışma alanı bulabilmelerini temin amacıyla halkevleri Dil, Tarih, Edebiyat Şubesi, Güzel Sanatlar Şubesi, Temsil Şubesi, Spor Şubesi, İçtimaî Yardım Şubesi, Halk Dershaneleri ve Kurslar Şubesi, Kütüphane ve Neşriyat Şubesi, Köycüler Şubesi, Müze ve Sergi Şubesi olmak üzere toplam 9 şubeye ayrılmıştır. Şubeler kendi çalışma talimatnamelerini kendileri hazırlamaktaydı.
 
Türkiye genelinde faydalı çalışmalar yapmasına rağmen, tipik bir tek parti dönemi kuruluşu olan halkevlerinin durumu II. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte sarsılmaya başlamıştır. 7 Ocak 1946’da Demokrat Partinin faaliyete başlaması, halkevi çalışmalarında önemli bir gerilemeye yol açmıştır. Çünkü daha önce CHP saflarında ve halkevlerinde çalışan birçok bilim ve siyaset adamı, Demokrat Partiye geçmiştir. Her ne kadar CHP yöneticileri, halkevlerinin siyaset dışı bir kurum olduğunu söyleseler de bu kurumların daha çok CHP ve CHP’ye yakın teşekküllerin toplantılarına sahne olması ve belli bir partinin yan kuruluşu görüntüsünden kurtulamaması yüzünden halk, zamanla halkevlerinden uzaklaşmaya başlamıştır.
 
14 Mayıs 1950’de Demokrat Partinin ezici bir çoğunlukla iktidara gelmesiyle, halkevlerinin durumu tamamen sarsılmış, Demokrat Parti ödenek yokluğu gerekçesiyle 18 Haziran 1950’de ilk olarak Londra Halkevi’nin faaliyetlerini durdurmuştur. Bu tarihten sonra kamuoyunda halkevleriyle ilgili tartışmalar daha da artmıştır. Nitekim Demokrat Parti milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan “Halkevlerinin ve Bazı Halk Partisi Gayri Menkullerinin Hazineye İadesi Hakkındaki Kanun Lâyihası” 9 Ağustos 1951 tarihinde açık oylamaya sunulmuş ve mecliste bulunan 365 milletvekilinden 362’sinin olumlu oyuyla geçmiştir. Yasa 11 Ağustos 1951 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yasa sonucunda halkevleri binalarına ve binalardaki mallara resmen el konulduğu ve bunlar hazineye iade edildiği için halkevleri de fiilen çalışamaz hale gelmiş, başka deyişle kapanmıştır.
 
1963’te dernek statüsünde kurulan ve 1980 darbesiyle tekrar kapatılan Halkevleri, bugün de faaliyettedir. Fakat Atatürk’ün miras bıraktığı halinden ve amacından çok uzakta olan bu kurum, terör örgütüne destek veren bazı siyasi parti ve kuruluşlara desteğini açıkça ilan etmiştir. Kendi resmi sitesinde bulunan tarihçede kurucuları Atatürk’e yer vermeyi gerek görmeyen bu kurum, bugün ilk kurulduğu dönemdeki faaliyetlerinden çok farklı konular işlemektedir.
 
Kaynakça
Halkevlerinin Toplumsal ve Kültürel İşlevleri, http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-53/halkevlerinin-toplumsal-ve-kulturel-islevleri
Halkevlerinin Kuruluşu ve Çalışmaları,
http://w3.balikesir.edu.tr/~mozsari/Halkevleri.htm#_Toc121732267
Halkevleri'nin Kuruluşu ve Etkinlikleri, Ali Nejat Ölçen,
http://www.ismetinonu.org.tr/index.php/ismet-inonu/76-halkevlerinin-kurulusu-ve-etkinlikleri
Neden Halkevleri, Ali Nejat Ölçen,
http://www.ismetinonu.org.tr/index.php/ismet-inonu/73-neden-halkevleri
 

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Faisal Finans'tan Çıkan Zemzem Kuyusundaki Yeşil Dolarlar Şimdi Nerede?.. DİKKAT! ATATÜRK NUTUK'ta Bizi Uyardı... İSRAİLOĞULLARININ VAAT EDİLMİŞ TOPRAK MESELESİ NEDİR? Cumhhuriyet'in İlanından Günümüze Demiryollarının Tarihi

Bakmadan Geçme!

KAPAT
ŞOK! Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Kaynak Satışı!