Reklamlar
Anasayfa » Haber
07 Aralık 2016 ( 13618 görüntülenme )

Sığınmacılar Geliyor...

Peki niye?..

İSRAİL’E YENİ TOPRAKLAR
 
 
İsrail’in Ortadoğu’daki yeni stratejisi, etnik ve mezhepsel farklılar temelinde Müslüman ülkelerin iç savaşa kışkırtılarak birbirine kırdırılması, parçalanması ve İsrail’e müttefikler kurulması esasına dayanmaktır.
 
Irak olduğu gibi Suriye de İsrail’in hedefindedir.
 
Lübnan’ın beş parçaya, Suriye’nin de beşten az olmamak üzere parçacıklara ayrılması İsrail planının temel taşlarıdır.
 
Dünya Siyonist Dergisi Kivunim’de yayımlanan İsrail planında yer alan SURİYE ve LÜBNAN tasaraıları bu tespitlerimizi tartışmasız bir şekilde kanıtlamaktadır:
 
 “…Batı cephesi yüzeyde daha problematik gözükse de aslında manşet olan olayların çoğunun son zamanlarda meydana geldiği Doğu cephesinden daha az karmaşıktır. Lübnan’ın beş bölgeye bölünmesi Mısır, Suriye ve Irak da dahil olmak üzere tüm Arap dünyası için bir başlangıçtır ve aslında Arap yarımadası şimdiden bu yolda ilerlemektedir.
 
Suriye ve daha sonra Irak’ın feshi ve Lübnan’da olduğu gibi etnik ve dini bölgelere ayrılması İsrail’in uzun vadede Doğu cephesindeki bir numaralı hedefidir ve bunun için kısa vadede bu devletlerin askeri gücünün feshi ana hedeftir.
 
Suriye etnik ve dini yapısına istinaden tıpkı bugün Lübnan’da olduğu gibi birkaç eyalete bölünecek ve kıyıda Şii-Alevi bir eyalet, Halep bölgesinde Sünni bir eyalet, Şam’da Kuzey komşusuna düşman olan bir diğer Sünni eyalet olacak ve Dürziler de belki bize ait olan Golan’da, mutlaka Havran’da Kuzey Ürdün’de  başka eyaletler kuracaklardır. Bu gelişmeler uzun vadede barış ve güvenlik için garantör olacaktır ve bu hedef bugün bile erişebileceğimiz bir noktadadır.”
 
NEDEN SURİYE?
 
İsrail’e en yakın tehdit Suriye’dir. Lübnan’daki Hizbullah varlığı da İran-Suriye ekseninden aldığı güçle İsrail’e yine bir tehdit olarak ortaya çıkmaktadır.
 
Suriye’nin parçalanması halinde Lübnan desteği kesilecek ve İsrail, Suriye toprakları üzerinde oynayacağı bir boş alan kendine yaratacaktır.
 
İsrail bu planını Tevrat’ta yer alan ayetlerle de desteklemektedir. İşin içine Tevrat'ın girmesi, İsrail'e hem Musevi hem de Hristiyan dünyasından büyük destek sağlamaktadır. 
 
Tevrat’ın kehanete göre Şam’ın Babil ve Mısır’dan öte kalır yanı olmayacaktır; yıkılacaktır, onuru kırılacaktır, çok insan öldürülecektir, nerdeyse taş üstünde taş kalmayacaktır.
 
Tevrat’ta Yahudi Peygamberi Yeşaya işte böyle söylemektedir:
 
-       “…Şam’la ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek. Aroer kentleri terk edilecek, hayvan sürüleri orada yatacak, onları ürküten olmayacak. Efrayim’de surlu kent kalmayacak, Şam’ın egemenliği yok olacak. Sağ kalan Aramlılar’ın onuru İsrail’in onuru gibi kırılacak...
-       
-       Eyvah, çok sayıda ulus kükrüyor, azgın deniz gibi gürlüyorlar. Halklar güçlü sular gibi çağlıyor. Halklar kabaran sular gibi çağlayabilir, Ama Tanrı onları azarlayınca uzaklara kaçacaklar. Rüzgarın önünde dağdaki saman ufağı gibi, Kasırganın önünde diken yumağı gibi savrulacaklar. Akşam dehşet saçıyorlardı, sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur[2].
 
Bugün 19 Nisan 2016…
 
Tıpkı İsrail planında olduğu gibi Suriye’nin Halep kenti yanıyor, ülke iç savaşta, kardeş kardeşi öldürüyor, yüzyıllardır birlikte yaşamış olan insanlar birbirlerini öldürüyor.
 
Öte yanda Suriye boşalıyor; terk ediliyor ve Türkiye’ye gelen belki de 4 milyona yakın Suriyelini geri dönmeye pek de niyeti yok!
 
Ne yazık ki Suriye’nin düşürüldüğü bu duruma en fazla katkı sağlayan, muhalif unsurları kışkırtıp doğrudan destek veren tek Müslüman ülke de Türkiye oluyor, tıpkı Libya ve Mısır’da, tıpkı Irak’ta yaptığı gibi.
 
Şimdi soru şu; Türkiye’ye gelen bu 4 milyon sığınmacı kim?
 
İkinci soru da; Suriye’nin boşalan topraklarına kim gelip yerleşecek?
 
İlk sorunun cevabı için, bu gelen kişilerle 1915, 1924 ve 1930 Van-Hakkari ve Ağrı isyanlarından kaçıp Suriye’ye gidenler arasındaki soy bağlarına bir bakmalı!
 
İkinci sorunun cevabına gelince… Kendi çıkarları için Suriye’yi yakıp yıkan Yahudi siyaseti elbet bunun için de bir tedbir düşünmüştür!
 
Bu noktada son soru şu olmalı; AKP siyaseti neden 4 milyona yakın sığınmacıyı ülkeye alıyor ve İsrail planına kapıları sonuna kadar açıyor?
 

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Özal Siyasetinin İşte Sonuçları... Çözüm Sürecinin Perde Arkası… ESAD'DAN FLAŞ AÇIKLAMA HORASAN ATABEYLİĞİ

Bakmadan Geçme!

KAPAT
ASKERİMİZİ POLİSİMİZİ CANLI HEDEF YAPTILAR! PEŞ PEŞE DÖRT ŞEHİT!