Reklamlar
Anasayfa » Haber
07 Aralık 2016 ( 102 görüntülenme )

TÜRK DÜNYASINDA BATI (ASYA) HUNLARI

İşte Çin Kaynaklarına Konu Olan Hunların Batı Hun Devleti...
Büyük Hun (Asya Hun) İmparatorluğu

Hunlar’ın tarih sahnesine ilk çıkışına dair belgeye MÖ 318 yılında Çin’le yapılan Kuzey Şansi Savaşı sonrasındaki barış anlaşmasında rastlanmaktadır.

Büyük Hun İmparatorluğu ise İç Asya’nın tarihte ilk belgelenmiş göçebe topluluğudur. Mançurya’dan Kazakistan’a ve Baykal’dan Çin Seddi’ne uzanan bir bölge içinde aktif olmuşlar, oluşturdukları siyasi kurumlar ile Göktürk ve Moğol gibi bozkır imparatorluklarının inşasına temel oluşturmuştur. Bu anlamda Hunlar, Moğol ve Osmanlı gibi imparatorluklarının yönetim geleneklerinin öncüsü sayılabilir. [1]

Orta Asya'da bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti Hunlar tarafından kurulmuştur Hunların ilk oturdukları yer Sarı Irmak'ın kuzeyi idi. Daha sonra Orhun ve Selenga ırmakları ile Ötüken çevresinde geniş bir alana yayılmışlardır Bu bölgede güçlü bir devlet kuran Hunlar, Ötüken'i başkent yapmışlardır.

Büyük Hun Devleti’nin bilinen ilk hükümdarı Teoman’dır. Büyük Hun Devleti tarihinde Teoman ile Mete Han arasında geçen çekişme önem arz etmektedir. 

Teoman’ın Ulu Hatun (birinci eş)’dan olan oğlu ve veliahdı Mete, üvey annesi (Yen-Sih)’nin babasını kendi oğlunu yani ikinci küçük oğlunu tahta çıkarması konusunda ikna etmiş.
Mete yine Yen-shih'nin ısrarı üzerine Tunghulardan daha güçlü olan Yüeçilere rehin olarak verilmiştir ve Mete Yüeçilerin elinden kaçmıştır. Babasına darbe yapıp devletin başına geçmeyi başarmıştır.

Hunlar Mete’nin bu zaferinden o kadar  Hun tarihinin Mete ile başladığını söyleyenler de vardır. Bunlara göre; Hun tarihi Metehan ile başlar. Ama Hun tarihi ne Mete ne de Teoman ile başlar. Çin kaynaklarına göre; Hunlar Mete ve babası Tumandan önce de vardılar ve sürekli bir araya geliyor, birleşiyor ve dağılıyorlardı .[2]

Tarihi kaynaklara göre Teoman devletin kurucusu olarak kabul edilir, bununla birlikte Mete Han devleti imparatorluk haline getirmiştir.


Mete (MÖ 209-174), cesareti ve teşkilatçılığı sayesinde kısa bir sürede ülke güvenliğini sağlayarak Hun Devleti'nin sınırlarını genişletmiştir. Mete, hükümranlığı boyunca Orta Asya'da yaşayan bütün Türk boylarını, başta Moğollar olmak üzere diğer kavimleri hâkimiyeti altına almayı başarmıştır Önce Tunguzları itaatine almış, daha sonra Yüe-çilerle savaşarak bütün topraklarını ele geçirmiştir.

Mete, Asya Hun Devleti açısından bir tehlike olarak gördüğü Çin'i baskı altına almaya çalışmış, bu yüzden Çin'e birçok sefer düzenlemiştir. Mete'nin izlediği devlet politikası yüzünden baskı atında kalan Çin, bundan kurtulmak için Hunlarla bir antlaşma yapmıştır (MÖ 200). Yapılan antlaşma gereğince, Çin'in kuzeyindeki bozkırlar Hunlara bırakılmış, Çinliler Hunlara yıllık vergi vermeyi kabul etmiştir.

 Mete, Çin'i tamamen etkisiz hâle getirdiği hâlde Çin topraklarına yerleşmek istememiş, bunu devletin geleceği açısından sakıncalı bulmuştur . Çünkü Türklerin bu kalabalık kavim arasında benliklerini kaybedeceğini düşünmüştür. Mete zamanında Asya Hun Devleti ile Çin arasında ticaret anlaşmaları yapılmıştır Bu anlaşmaların yapılmasında İpek Yolu'nun etkisi büyüktür İpek Yolu üzerinde hâkimiyet isteği zaman zaman bu iki devleti, siyasi ve askerî açılardan karşı karşıya getirmiştir Mete zamanında Asya Hun Devleti en geniş sınırlarına ulaşmıştır.

Mete Han’dan sonra yerine oğlu Kiok geçmiştir. Kiok Çin ile ilişkilerini dostane sürdürmek için bir Çin prensesiyle evlenmiştir. Ancak bu siyasi amaçla yapılmış evlilik devlet açısından kötü sonuçlar doğurmuştur. Prenseslerle birlikte gelen Çinli diplomat ve görevliler Hun yöneticileri arasına nifak sokmuş, ülkede kötü propaganda yapmışlardır.  Kiok’un oğlu Kunçin döneminde bu etkiler daha da artacaktır. Bu dönemde Çin hanedanlar arası evlilikler ve hediyeleşme gibi yollarla Hun İmparatorluğu’nda söz sahibi olmaya başlamışlardır. Çinliler, ordularını Türk usulüne göre yeniden düzenleyerek Hunları yenmeyi başarmışlardır.

Kunçin’den sonra tahta geçen hükümdarlar ve kardeşleri arasında yaşanan taht kavgaları ve Çin’in sağladığı üstünlükler Hunların zayıflamasına neden olmuştur. Birliğin bozulmasının ardından ülke Kuzey ve Güney Hunları olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Kuzey Hun Devleti bir süre bağımsız yaşamış, fakat zayıflamaya başlayınca Aral-Hazar arası düzlüklere doğru göçe başlamışlardır. Güney Hunları ise fazla varlık gösterememiştir.

Büyük Hun Devleti’nin devlet geleneği ve Mete Han’ın politik zekası Çin kaynaklarına da konu olmuştur. Mete Han’ın Tunguzlarla mücadelesi Çin kaynaklarına şöyle yansımaktadır: "Mete idareyi ele aldığı zaman, Tunguzlar güçlerinin zirvesinde bulunuyordu.

Mete'nin tahta oturduğunu öğrenen Tunguzlar, Teoman'a ait bir at istediklerini elçi vasıtasıyla bildirdiler. Mete danışmanlarıyla görüştü. Onlar, atın verilmemesi gerektiğini söylediler. Mete, Tunguzların isteğini yerine getirdi. Bunun üzerine Tunguzlar, Mete'nin kendilerinden korktuğuna inandı ve Mete'den daha ağır isteklerde bulundular.

Mete'nin danışmanlarının şiddetle karşı çıkmasına rağmen Mete bu isteklerini de kabul etti. Fakat Tunguz hükümdarının haksız istekleri daha da arttı. İki devlet arasında kullanılmayan büyük bir toprak parçası vardı. İki devletin askeri birliklerinin dışında insan bulunmayan toprak parçası Hunlara çok uzaktı. Tunguz hükümdarı, gönderilen elçi vasıtasıyla bu toprak parçasını Mete'den istedi. Mete tekrar danışmanlarına sordu. Bazıları, bu toprak parçasının verilebileceğini, bazıları da verilemeyeceğini söyledi. Bunun üzerine Mete hiddetle parlayarak "Devletin temeli olan toprağı biz nasıl verebiliriz." diyerek Tunguzlara savaş açtı. [3]

Türkleri teşkilatlandırma ve siyasi birliklerini sağlamada Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan Hunlar, sadece Türk tarihini değil dünya tarihini de etkileyen bir devlet olmuştur.

Bugün 1845 km uzunluğuna sahip olan ve UNESCO Kültür Mirası listesinde bulunan Çin Seddi, Hunların Çinlilere yaptıkları baskı sonucunda Hunlardan korunma amacıyla yapılmıştır.

Bu yönleriyle Büyük Hun Devleti dünya tarihinde önemli dönüm noktaları oluşturan bir devlet olma özelliğini taşımaktadır.

 
Kaynakça
16 Türk Devleti, Sinan Yağmur, Hayy Kitap, Ankara
Türk Tarihi ve Kültürü, Editör: Prof. Dr. Cemil Öztürk, Pegema Yayıncılık
Asya Hun Devletinde Mao-Tun (Metehan) Dönemi, Canan Atalay, KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇k Araştırmalar Dergı̇si 16 (Özel Sayı II): 107-109
 
 
 
 
 

[1] 16 Türk Devleti, s. 98
[2] Asya Hun Devletinde Mao-Tun (Metehan) Dönemi, Canan Atalay
[3] A.g.e. s.102

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

1991 Körfez Savaşı'nda Türkiye Ne Kaybetti Ne Kazandı... AFGANİSTAN'DA TERÖR ŞOKU! Binbaşı Cem Ersever'i Kim Neden Öldürdü? Siyon Nedir? Siyonizm Nedir? İsrail Ne Yapmak İstiyor?

Bakmadan Geçme!

KAPAT
ASKERİMİZİ POLİSİMİZİ CANLI HEDEF YAPTILAR! PEŞ PEŞE DÖRT ŞEHİT!