Reklamlar
Anasayfa » Haber
07 Aralık 2016 ( 119 görüntülenme )

Yahudi Tarihinin En Büyük Sürgünü: BABİL!

Bugünü anlamak için...
 YAHUDİ TARİHİNDE İKİNCİ SÜRGÜN


Bu anlatılanlar ESKİ AHİT’te geçer…

Yoşiya sekiz yaşında İsrail Kralı oldu ve Yeruşalim’de otuz bir yıl krallık yaptı. Annesi Boskatlı Adaya’nın kızı Yedida’ydı. Tanrı’nın gözünde doğru olanı yaptı ve sağa sola sapmadan atası Davut’un bütün yollarını izledi.


Kral Yoşiya, krallığının on sekizinci yılında Yazman Şafan’ı Tanrı’nın Tapınağı’na gönderirken ona şöyle dedi:
-       "Başkâhin Hilkiya’nın yanına çık. Kapı nöbetçilerinin halktan toplayıp Tanrı’nın Tapınağı’na getirdikleri paraları saysın. Tanrı’nın Tapınağı’ndaki işlerin başında bulunan denetçilere versin. Onlar da paraları Tanrı’nın Tapınağı’ndaki çatlakları onaranlara, marangozlara, yapıcılara, duvarcılara ödesinler. Tapınağın onarımı için gerekli keresteyi, yontma taşı da bu parayla alsınlar. Onlara verilen paranın hesabı sorulmasın, çünkü dürüstçe çalışıyorlar".

Başkâhin Hilkiya Yazman Şafan’a, “Tanrı’nın Tapınağı’nda Yasa Kitabı’nı buldum” diyerek kitabı ona verdi. Şafan kitabı okudu. Sonra krala giderek durumu bildirdi. Ardından, “Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi” diyerek kitabı krala okudu.


Kral Kutsal Yasa’daki sözleri duyunca üzüntüsünden giysilerini yırttı ve Kâhin Hilkiya’ya, Ahikam’a, Akbor’a, Yazman Şafan’a ve kendi özel görevlisi Asaya’ya şöyle buyurdu:
-       Gidin, bulunan bu kitabın sözleri hakkında benim için de, bütün Yahuda halkı için de Tanrı’ya danışın. Tanrı’nın bize karşı alevlenen öfkesi büyüktür. Çünkü atalarımız bu kitabın sözlerine kulak asmadılar, bizler için yazılan bu sözlere uymadılar.


Kâhin Hilkiya, Ahikam, Akbor, Şafan ve Asaya varıp tapınaktaki giysilerin nöbetçisi Peygamber Hulda’ya danışıtılar.

Hulda onlara Tanrı’nın buyruklarını iletti:
-        Tanrı, ‘Sizi bana gönderen adama şunları söyleyin’ diyor: ‘Yahuda Kralı’nın okuduğu kitapta yazılı olduğu gibi, buraya da, burada yaşayan halkın başına da felaket getireceğim. Beni terk ettikleri, elleriyle yaptıkları başka ilahlara buhur yakıp beni kızdırdıkları için buraya karşı öfkem alevlenecek ve sönmeyecek.’
 
-       Tanrı diyor ki: ‘Madem yıkılıp lanetle anılacak olan burası ve burada yaşayanlarla ilgili sözlerimi duyunca yüreğin yumuşadı, önümde kendini alçalttın, giysilerini yırtıp huzurumda ağladın, ben de yalvarışını işittim. Seni atalarına kavuşturacağım, esenlik içinde mezarına gömüleceksin. Buraya getireceğim büyük felaketi görmeyeceksin. [1]

Yoşiya’nın krallığı sırasında Mısır Firavunu Neko Asur Kralı’na yardım etmek üzere Fırat’a doğru yola çıktı.


Kral Yoşiya da Neko’nun üzerine yürüdü. Megiddo’da karşılaştılar. Neko Yoşiya’yı öldürdü. Görevlileri Yoşiya’nın cesedini savaş arabasıyla Megiddo’dan Yeruşalim’e getirip mezarına gömdüler.


Yahuda halkı Yoşiya’nın oğlu Yehoahaz’ı meshederek babasının yerine kral yaptı. Yoşiya’nın krallığı dönemindeki öteki olaylar ve bütün yaptıkları Yahuda krallarının tarihinde yazılıdır.

 Yehoahaz, yirmi üç yaşında Yahuda Kralı oldu ve Yeruşalim’de üç ay krallık yaptı. Annesi Livnalı Yeremya’nın kızı Hamutal’dır. Yehoahaz ataları gibi Tanrı’nın gözünde kötü olanı yaptı.

Yeruşalim’de krallık yapmasın diye, Firavun Neko Yehoahaz’ı zincire vurdu. Ülke halkını yüz talant gümüş ve bir talant altın ödemekle yükümlü kıldı. 


Firavun Neko Yoşiya’nın oğlu Elyakim’i babasının yerine kral yaptı ve adını değiştirip Yehoyakim koydu. Sonra Yehoahaz’ı alıp Mısır’a döndü ve Yehoahaz orada öldü.

Yehoyakim firavunun istediği altın ve gümüşü ödedi. Bu parayı bulmak için firavunun buyruğuna uyarak ülkeyi vergiye bağladı. Yehoyakim yirmi beş yaşında kral oldu ve Yeruşalim’de on bir yıl krallık yaptı. Annesi Rumalı Pedaya’nın kızı Zevuda’dır.  Yehoyakim de ataları gibi Tanrı’nın gözünde kötü olanı yaptı [2].


Yahuda Kralı Yehoyakim’in krallığı döneminde Babil Kralı Nebukadnessar Yahuda’ya saldırdı. Yehoyakim üç yıl ona boyun eğdiyse de sonradan fikrini değiştirerek Nebukadnessar’a başkaldırdı.

Tanrı kulları peygamberler aracılığıyla söylediği söz uyarınca, Yahuda’yı yok etmek üzere Kildani, Aramlı, Moavlı ve Ammonlu akıncıları ona karşı gönderdi.


Bütün bunlar Tanrı’nın buyruğuyla Yahudalılar’ın başına geldi.

Manaşşe’nin işlediği bütün günahlar, döktüğü suçsuz kan yüzünden Tanrı Yahudalılar’ı huzurundan atmak istedi. Çünkü Manaşşe Yeruşalim’i suçsuzların kanıyla doldurmuştu ve Tanrı bunu bağışlamak niyetinde değildi.,

Yehoyakim ölüp atalarına kavuşunca, yerine oğlu Yehoyakin kral oldu. Mısır Kralı bir daha ülkesinden dışarı çıkamadı. Çünkü Babil Kralı Mısır Vadisi’nden Fırat’a kadar daha önce Mısır Firavunu’na ait olan bütün toprakları ele geçirmişti.

Yehoyakin on sekiz yaşında kral oldu ve Yeruşalim’de üç ay krallık yaptı. Annesi Yeruşalimli Elnatan’ın kızı Nehuşta’dır. O da babası gibi Tanrı’nın gözünde kötü olanı yaptı.

Bu sırada Babil Kralı Nebukadnessar’ın askerleri Yeruşalim’in üzerine yürüyüp kenti kuşatır. Kuşatma sürerken Nebukadnessar gelir. Yahuda Kralı Yehoyakin, annesi, görevlileri, yöneticileri ve hadımlarıyla birlikte teslim olur.

Babil Kralı, Yehoyakin’i tutsak eder.

Tanrı’nın sözü uyarınca, Tanrı’nın Tapınağı’nın ve kral sarayının bütün hazinelerini boşaltır. Babil Kralı  Tanrı Tapınağı için yaptırılan altın eşyaların tümünü parçalar. Bütün Yeruşalim halkını, komutanları, yiğit savaşçıları, zanaatçıları, demircileri, toplam on bin kişiyi sürgün eder. Yahuda halkının en yoksul kesimi dışında kimse kalmaz.


Babil Kralı Nebukadnessar Yehoyakin’i tutsak olarak Babil’e götürür.


Onunla birlikte annesini, karılarını, hadımlarını ve ülkenin ileri gelenlerini, ayrıca yedi bin deneyimli yiğit savaşçıyı ve bin zanaatçıyla demirciyi de Yeruşalim’den Babil’e sürer.

Yehoyakin’in yerine amcası Mattanya’yı kral yapar ve adını değiştirip Sidkiya koyar. Sidkiya yirmi bir yaşında kral olur ve Yeruşalim’de on bir yıl krallık yapar. Annesi Livnalı Yeremya’nın kızı Hamutal’dır. Yehoyakim gibi Sidkiya da Tanrı’nın gözünde kötü olanı yapar.

Tanrı’nın Yeruşalim’le Yahuda’ya öfkelendiği için onları huzurundan atar. Sidkiya Babil Kralı’na karşı ayaklanır
[3].
Sidkiya’nın krallığının dokuzuncu yılında, Babil Kralı Nebukadnessar bütün ordusuyla Yeruşalim önlerine gelip ordugah kurar. Kentin çevresine rampa yaparlar ve uzun süre kent kuşatma altında kalır.

Kentte kıtlık olur ve kıtlık öyle şiddetlenir ki, halk bir lokma ekmek bulamaz olur. Sonunda kentin surlarında bir gedik açılır. Kildaniler kenti çepeçevre kuşatmış olmasına karşın, bütün askerler gece kral bahçesinin yolundan iki duvarın arasındaki kapıdan kaçarak Arava yoluna çıkarlar.

Ama Kildani ordusu kralın ardına düşerek Eriha ovalarında ona yetişir. Sidkiya’nın bütün ordusu dağılır. Kral Sidkiya yakalanıp Rivla’da Babil Kralı’nın huzuruna çıkarılır ve hakkında karar verilir. Sidkiya’nın gözü önünde oğullarını öldürülür; kendisinin de gözlerini oyulur, zincire vurup Babil’e götürürler.


Nebukadnessar’ın krallığının on dokuzuncu yılında, muhafız birliği komutanı Nebuzaradan Yeruşalim’e girer. Tanrı’nın Tapınağı’nı, sarayı ve Yeruşalim’deki bütün evleri ateşe verip önemli yapıları yakar.

Muhafız birliği komutanı önderliğindeki Kildani ordusu Yeruşalim’i çevreleyen surları yıkar. Kentte sağ kalanları, Babil Kralı’nın safına geçen kaçakları ve geri kalan halkı sürgün eder. Ancak bağcılık, çiftçilik yapsınlar diye bazı yoksulları orada bırakır.

Kildaniler Tanrı’nın Tapınağı’ndaki tunç sütunları, ayaklıkları, tunç havuzu parçalayıp tunçları Babil’e götürürler.
Nebuzaradan Başkâhin Seraya’yı, Başkâhin Yardımcısı Sefanya’yı ve üç kapı nöbetçisini tutsak alır. Kentte kalan askerlerin komutanını, kralın beş danışmanını, ayrıca ülke halkını askere yazan ordu komutanının yazmanını ve ülke halkından kentte bulunan altmış kişiyi tutsak eder.

Hepsini Rivla’ya, Babil Kralı’nın yanına götürür. Babil Kralı Hama ülkesinde, Rivla’da onları idam eder.


Böylece Yahuda halkı ülkesinden sürülmüş olur. Asur sürgününden sonra İsrailoğulları için ikinci sürgündür bu.

Bunlar Pers krallığı egemen oluncaya dek onun ve oğullarının köleleri olarak yaşarlar…

Ve..
Babil Kralı Nebukadnessar Yahuda’da kalan halkın üzerine Ahikam oğlu Gedalya’yı vali atar. Ordu komutanlarıyla adamları, Babil Kralı’nın Gedalya’yı vali atadığını duyunca, Mispa’ya, Gedalya’nın yanına gelirler.

Gedalya onlara ve adamlarına ant içerek, “Kildani yetkililerden korkmayın. Ülkeye yerleşip Babil Kralı’na hizmet edin. Böylesi sizin için daha iyi olur,”der. O yılın yedinci ayında kral soyundan Netanya oğlu İsmail on adamıyla birlikte Mispa’ya gidip Gedalya’yı öldürür. Ayrıca, Gedalya’yı destekleyen Yahudiler’i ve Kildaniler’i de kılıçtan geçirir.

 Bunun üzerine büyük küçük bütün halk ordu komutanlarıyla birlikte Mısır’a kaçar. Çünkü Kildaniler’den korkarlar.
,

Yahuda Kralı Yehoyakin’in sürgündeki otuz yedinci yılı Evil-Merodak Babil Kralı olur ve Yahuda Kralı Yehoyakin’i cezaevinden çıkarır. Kendisiyle tatlı tatlı konuşur ve ona Babil’deki öteki sürgün krallardan daha üstün bir yer verir. 

Yehoyakin cezaevi giysilerini üstünden çıkarır. Yaşadığı sürece Babil Kralı’nın sofrasında yer alır. Yaşamı boyunca kral tarafından günlük yiyeceği sürekli karşılanır
[4]

Yahudi kaynakları “Asara Betevet” adı verilen oruç günü ile bu acı günleri anmak için yas tutarlar.


Tevet ayının onuncu günü(23 Aralık) Yahudi tarihinde karanlık ve acı dolu dönemlerin anısına tutulan dört oruç gününden bir tanesidir.

Diğerleri “Tişa Be’Av”, Yeruşalayim’de her iki tapınağın yıkıldığı gün, “Tammuz ayının 17” si, MS 70’de Yeruşalayim’de savunma duvarının Titus ve Romalı ordular tarafından yıkıldığı gün ve “Tişri ayının üçüncü günü”, Babil’in atadığı Yuda, Gedalia ben Ahikam adlı Yahudi valisinin öldürüldüğü gündür.


Bu gün, Yeruşalayim’in Babil Kralı Nabukadnezar tarafından kuşatılmasını ve sonunda Yeruşalayim ile Bet-Amikdaş (Süleyman Mabedi )’ın yıkılmasına neden olan ve Yahudileri 70 yıl boyunca Babil sürgününe gönderen savaşın başlangıcını belirler.

Bu gün,  Babil’de olan peygamber Yezekiel tarafından kaydedilmiştir
[5]..


Tanrı’nın İsrailoğullarına gazabı hiç dinmemektedir.


 Büyük İsrail Krallığı yıkılmış, ardından kurulan Yahuda ve İsrail Krallıkları yerle bir edilmiş, Samiriye ve Kudüs düşmüştür.


Tanrı vaadi kutsal topraklar Babil işgaline uğramış Süleyman Tapınağı yıkılmıştır. Binlerce İsrailoğlu Babil’e sürgün edilmiştir.


Ancak Tanrı’nın öfkesi tüm bunlarla da dinmeyecek ve İsrailoğulları çok ağır felaketlerle karşı karşıya kalacaklardır.

Tanrı’nın gazabı büyüktür ve İsrailoğulları bu gazaptan kurtulamayacaktır…
 


[1] Tanah/ 2. Krallar, Bölüm 22.
[2]   Tanah/ 2. Krallar, Bölüm 23:28-37.
[3] Tanah/ 2. Krallar, Bölüm 24.
[4] Tanah/ 2. Krallar, Bölüm 25.
[5] Sevinon.

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

AB TÜRKİYE İÇİN NE İYİLİK DÜŞÜNÜYOR? Koskoca Başbakan, Onurunu Korumak İçin İstifa Etti! Terörist Kemikleri Nasıl Toplu Mezar Oldu, İzleyiniz... İşte İhanetin Belgesi: Taşnak-Hoybun İttifak Senedi!

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Ağlama Duvarı İsrail İçin Neden Bu Kadar Önemli?